AYM: Tutuklunun saçını zorla kestirmek insan haysiyetiyle bağdaşmadı
Anayasa Mahkemesi, Sincan'daki ceza infaz kurumunda bir tutuklunun saçının zorla kestirilmesini ve olayın yeterince soruşturulmamasını insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele saydı; başvurucuya 100.000 TL manevi tazminat verdi.
Mahkeme ne dedi?
- Mahkeme, saçın kesilmesi için tutuklu üzerinde kullanılan gücün kesin olarak gerekli olmadığını belirterek kötü muamele yasağının maddi boyutunun ihlal edildiğine karar verdi.
- Savcılığın tanığı dinlememesi ve görevlilerin tutanak ile ifadelerine aşırı önem vermesi nedeniyle soruşturmanın usul boyutunun da ihlal edildiğine hükmetti.
- Dosya yeniden soruşturma için Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek; başvurucuya 100.000 TL manevi tazminat ve 40.000 TL vekâlet ücreti ödenecek.
Kimleri etkiliyor: Başvurucu: Mayıs 2018'de Sincan 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan eski cumhuriyet savcısı, Benzer durumdaki, saçı nedeniyle infaz görevlilerinin fiziksel gücüne maruz kaldığını ileri süren tutuklu ve hükümlüler (karar bireysel başvuruda yalnızca somut olayı bağlar), Olay hakkında yeniden soruşturma yürütecek Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı
Yayım ve etkisi: Karar, 6 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Tazminat ve yargılama giderinin, kararın tebliğini izleyen dönemde başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde ödenmesi öngörüldü; gecikirse yasal faiz işleyecek.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, tutuklu bir kişinin saçını kestirmeye zorlanırken infaz ve koruma memurlarının maddi güç kullanmasının insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele olduğuna oybirliğiyle karar verdi. Mahkeme, olayın soruşturulma biçimini de yetersiz buldu. Karar 6 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yer aldı.
“Başvurucuya karşı kullanılan gücün kesin olarak gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır” Anayasa Mahkemesi
Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması soruşturması kapsamında tutuklanan bir cumhuriyet savcısıydı. Duruşmaya katılmak için Mayıs 2018'de Sincan'daki kuruma geçici olarak yerleştirildi. Başvurucu, kurum görevlilerinin saçını kestirmesini istediğini, kabul etmeyince yere yatırıldığını ve yaralandığını, sonunda saçını kısaltmak zorunda kaldığını anlattı. Adli muayene raporunda sağ bacakta, dirsek altında ve parmakta kızarıklık ile kurutlu lezyon tespit edildi.
Kurum tutanakları ise başvurucunun saçını topuz yaptığını, bunun temizlik ve güvenlik açısından risk oluşturduğunu, kendisine zarar verdiğini ve görevlilere tehditte bulunduğunu belirtti. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, görevliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi; başvurucu hakkında ise görevi yaptırmamak için direnme suçundan dava açtı.
Peki AYM neden farklı sonuca vardı? Mahkeme önce başsavcılığın da başvurucuya maddi güç kullanıldığını kabul ettiğini vurguladı. Güç kullanılabilmesi için kanuna ya da düzenlemeye dayalı bir emrin verilmesi ve ona direnilmesi gerekir. Oysa tutuklu ve hükümlülerin saçlarına uymaması hâlinde izlenecek yöntemi, saçların zorla kesilip kesilemeyeceğini düzenleyen açık bir hukuki kural yok.
Tutanaklarda da saçın neden kesilmesi gerektiği açıklanmıyordu. Saç mantarı, bit gibi bir sağlık sorunundan söz edilmiyor, saç uzunluğu ile kurum güvenliği arasında bağ kurulmuyordu. Mahkeme bu nedenle kullanılan gücü kesin olarak gerekli bulmadı.
Soruşturma yönünden ise başsavcılığın, başvurucunun olaya tanık olduğunu bildirdiği tutuklu Ö.Ç.'yi dinlememesi eleştirildi. Mahkemeye göre savcılık, görevlilerin müşteki sıfatıyla verdiği ifadelere ve onların düzenlediği tutanaklara aşırı önem verdi. Bu durum soruşturmanın bağımsızlığına gölge düşürdü.
Dosya yeniden soruşturma yapılmak üzere Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek. Kararın bir örneği Sincan 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ve Adalet Bakanlığına da bilgi için iletilecek. Başvurucunun 5.000 TL maddi tazminat talebi, zarara ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı için reddedildi.
Karardan önce ve sonra
| Önce | Sonra |
|---|---|
| Başsavcılık, görevlilerin direnişle karşılaştığı ve zor kullanma yetkisi bulunduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. | AYM, saçın zorla kesilmesine ilişkin açık bir hukuki düzenleme bulunmadığını, dolayısıyla kullanılan gücün kesin olarak gerekli olmadığını tespit etti ve yeniden soruşturma yapılmasına hükmetti. |
| Başvurucu, kınama ve ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası gibi süreçlerle baş başa kalmış, görevliler hakkındaki şikâyetleri sonuçsuz kalmıştı. | Mahkeme ihlali tespit etti, 100.000 TL manevi tazminat ve 40.000 TL vekâlet ücreti ödenmesine karar verdi. |
Sık sorulan sorular
Başvurucunun maddi tazminat talebi kabul edildi mi?
Hayır. Başvurucunun 5.000 TL maddi tazminat talebi, uğradığı iddia edilen zarara ilişkin bilgi ve belge sunmadığı için reddedildi. Yalnızca 100.000 TL manevi tazminat ve 40.000 TL vekâlet ücreti ödenecek.
Başvurucu hakkında açılan direnme davası bu karardan etkilenir mi?
Kaynakta bu konuda bir hüküm yer almıyor. Karar yalnızca kötü muamele yasağının ihlalini tespit ediyor ve görevlilerle ilgili soruşturmanın yenilenmesini öngörüyor.
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış, avukat tarafından kontrol edilmiştir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin değerlendirme ve hukuki danışmanlık içermez.