İçeriğe geç
Haberlex
Anayasa Mahkemesi

AYM: Gezi davasında ihlal kararı uygulanmadı, yeni başvuru görüldü

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, kendi ihlal kararı sonrası yeniden yargılama talebini reddeden ağır ceza mahkemesinin tutumunu bireysel başvuruda inceledi; karşıoy yazıları bu tutumu keyfî buluyor.

Haberlex Editör
Yayımlanma: Son güncelleme: 3 dk okuma
Dark silhouette of a man in a prison cell, backlit by window bars.
Fotoğraf: Donald Tong / Pexels

Mahkeme ne dedi?

  • Genel Kurul, ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan ikinci bireysel başvuruyu karara bağladı.
  • İlk derece mahkemesinin yeniden yargılama, infazın durdurulması ve tahliye taleplerini reddetmesi başvurunun konusunu oluşturdu.
  • Karar metnindeki karşıoy gerekçeleri, ihlal kararına uyulmamasını Anayasa'nın bağlayıcılık kuralıyla bağdaşmaz ve keyfî olarak niteliyor.

Kimleri etkiliyor: Gezi Parkı davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan ve Anayasa Mahkemesinden ihlal kararı alan başvurucu, Benzer durumda, ihlal kararı sonrası yeniden yargılama talebi reddedilen hükümlüler

Yayım ve etkisi: Karar, 6 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Karar tarihi metinde 12 Nisan 2026 olarak geçiyor. Bireysel başvuru kararı olduğundan yalnızca bu somut dosyayı bağlıyor.

Hapisteki bir hükümlü, Anayasa Mahkemesinden ihlal kararı aldı. Ancak dosya kendisine gönderilen mahkeme yeniden yargılamayı başlatmadı. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, bu reddin ardından yapılan ikinci başvuruyu karara bağladı.

Başvurucu bir şehir plancısı ve Gezi Parkı davasının sekiz sanığından biri. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi 25 Nisan 2022'de onu hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım suçundan 18 yıl hapse mahkûm etti ve tutukladı. İstinaf başvurusu reddedildi, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 28 Eylül 2023'te hükmü onadı.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 31 Temmuz 2025'te ilk başvuruda adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Gerekçesine göre mahkûmiyette hangi paylaşımın şiddeti teşvik ettiği ve şiddet olaylarıyla bağlantısı gösterilmemişti. Yargıtay'ın dayandığı dinleme kayıtlarına karşı da savunma imkânı tanınmamıştı. Mahkeme, kararı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderdi.

Başvurucunun avukatı 17 Ekim 2025'te yeniden yargılama, infazın durdurulması ve tahliye talep etti. Mahkeme İstanbul Cumhuriyet Savcılığından görüş istedi. Savcılık 3 Kasım 2025 tarihli mütalaasında Anayasa Mahkemesinin “yetki gaspı” yaptığını savunarak talepleri reddetmeyi istedi.

Mahkeme 6 Kasım 2025'te talepleri reddetti ve gerekçesinde Savcılığın bu ifadesini aynen kullandı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi 11 Kasım 2025'te itirazı kesin olarak reddetti. Başvurucu aynı gün kararı öğrendiğini belirterek 27 Kasım 2025'te yeni bireysel başvuru yaptı.

Başvuruyu önce Birinci Bölüm aldı. Bölüm, 11 Şubat 2026'da başvurunun niteliği gereği Genel Kurulca karara bağlanması gerektiğine karar verdi.

Metindeki karşıoy yazıları tartışmanın özünü gösteriyor. Bir yazı, ihlal kararına uymamanın Anayasa'nın Anayasa Mahkemesi kararlarını bağlayıcı sayan hükmüyle çeliştiğini savunuyor. Başka bir yazı, ihlal kararından sonra eski mahkûmiyetin hukuken geçerliliğini yitirdiğini ve hükümlünün tutulmasının kişi özgürlüğü hakkını da ihlal ettiğini ileri sürüyor.

Kaynak metnin orta kısmı eksik olduğundan Genel Kurulun hüküm fıkrası bu taslakta yer almıyor.

Karardan önce ve sonra

ÖnceSonra
İlk derece mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararına rağmen yeniden yargılamayı ve tahliyeyi reddetti; infaz sürdü.Genel Kurul bu reddi bireysel başvuru kapsamında inceledi; karşıoy gerekçeleri ihlal kararına uyulmamasını keyfî olarak niteliyor.

Sık sorulan sorular

Mahkeme ihlal kararına neden uymadı?

Mahkeme ek kararında, Anayasa Mahkemesinin delil değerlendirmesi yaparak bireysel başvuru yetkisini aştığını ve temyiz mercii gibi davrandığını yazdı. Savcılığın “yetki gaspı” ifadesi gerekçeye aynen girdi.

Yeniden yargılama ile yargılamanın yenilenmesi aynı şey mi?

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçesi, Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre bu ikisinin aynı olmadığını belirtiyor. Mahkeme, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi çerçevesinde değerlendirme yaptığını söyledi.

Anayasa Mahkemesinin kararı infazı doğrudan durdurabilir mi?

Karşıoy gerekçesine göre Mahkemenin ihlal kararlarının icrası konusunda yetkisi yok. Yapılması gerekenler muhatap mahkemelere ait ve Mahkemenin yol göstericiliği tek başına çözüm olmuyor.

Kaynak: Resmî Gazete, 2026-10-06 – Anayasa Mahkemesinin 2/4/2026 Tarihli ve 2025/57667 Başvuru Numaralı Kararı

Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış, avukat tarafından kontrol edilmiştir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin değerlendirme ve hukuki danışmanlık içermez.