AYM: Dolandırıcılık sanığının tutuklanması gerekçesiz bulundu
Anayasa Mahkemesi, nitelikli dolandırıcılık davasında sanığı duruşma salonunda tutuklayan mahkemenin, suçu yanlışlıkla "katalog suç" sayıp kaçma ve delil karartma riskini hiç tartışmadığını belirterek kişi hürriyeti ihlali buldu.
Mahkeme ne dedi?
- Mahkeme, tutuklamayı zorunlu kılan nedenler ortaya konmadan karar verildiği için kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
- Nitelikli dolandırıcılık, CMK m.100/3'teki katalog suçlar arasında olmadığından kaçma ve delil karartma şüphesi kendiliğinden varsayılamayacak.
- Başvurucuya net 100.000 TL manevi tazminat ve 40.000 TL vekâlet ücreti ödenecek; maddi tazminat talebi reddedildi.
Kimleri etkiliyor: Benzer durumdaki, katalog suç sayılmayan bir suçtan tutuklanan sanıklar, Tutuklama kararı veren ve bu kararlara itirazı inceleyen ceza mahkemeleri
Yayım ve etkisi: Karar 16 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı; Anayasa Mahkemesi 4 Mart 2026 tarihinde oybirliğiyle karar verdi. Tazminat, kararın tebliğini izleyen dört ay içinde ödenecek.
Anayasa Mahkemesi, nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanırken ilk duruşmada tutuklanan bir sanığın başvurusunda kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkemeye göre tutuklama kararı, dolandırıcılığın katalog suç (kaçma ve delil karartma şüphesinin kanunen varsayılabildiği suçlar listesi) olduğu yanlış kabulüne dayanıyordu. Karar bireysel başvuru niteliğinde olduğundan yalnızca bu somut olayı bağlıyor.
“tutuklamayı zorunlu kılan nedenler ortaya konulmadan başvurucunun tutuklanmasına karar verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası yönünden ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.” Anayasa Mahkemesi
Olay, kendilerini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan kişilerin baba ve oğul iki kişiyi telefonla dolandırmasıyla başladı. Mağdurlar toplam 152.000 TL gönderdi; paranın 44.000 TL'si başvurucunun hesabına yattı. Başvurucu, hesap bilgilerini tanıdığı bir kişi aracılığıyla tanışılan asıl şüpheliyle paylaştığını, karşılığında 500-600 TL aldığını ve suçtan haberi olmadığını savundu. Savcılık, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtma yoluyla nitelikli dolandırıcılıktan dava açtı.
Başvurucu soruşturma boyunca serbestti ve 9 Ocak 2023'te ifade verdi. 16 Nisan 2024'teki ilk duruşmaya kendi iradesiyle geldi, ancak duruşma sonunda tutuklandı. Ağır ceza mahkemesi gerekçe olarak suçun katalog suç olmasını, öngörülen ceza miktarını ve adli kontrolün yetersiz kalacağını gösterdi. İtirazı 25 Nisan 2024'te reddedildi. Başvurucu 2 Temmuz 2024'te tahliye edildi; yargılama sürüyor.
Anayasa Mahkemesi önce kuvvetli suç şüphesini inceledi. Hesaba yapılan para aktarımı, kartların teslimine ilişkin anlatımlar ve HTS (telefon trafik kaydı) verileri birlikte düşünüldüğünde, şüphenin temelsiz ya da keyfi olduğu söylenemezdi. Asıl sorun tutuklama nedenlerindeydi.
Peki dolandırıcılık katalog suç değilse ne olur? Mahkeme, bu durumda kaçma veya delil karartma riskinin kendiliğinden varsayılamayacağını vurguladı. Yanlış nitelendirme, tutuklayan mahkemenin başvurucunun bu risklerin bulunmadığına dair savunmasını incelememesine yol açtı. AYM, aynı yönde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da atıf yaptı.
Ceza miktarına dayanan kaçma şüphesini de yeterli bulmadı. Başvurucu hakkında soruşturmada hiçbir koruma tedbiri uygulanmamıştı ve duruşmaya serbest hâlde kendisi gelmişti. Kararda kaçma hazırlığına işaret eden somut bir tespit yoktu; delil karartma konusunda ise hiçbir değerlendirme yer almıyordu. Tutuklamanın ölçülü olup olmadığı ayrıca incelenmedi.
Giderim kısmında AYM, tutuklama sona erdiği için yeniden yargılamada hukuki yarar görmedi. Maddi zarara ilişkin belge sunulmadığından maddi tazminat talebini reddetti, manevi tazminat talebini kabul etti.
Karardan önce ve sonra
| Önce | Sonra |
|---|---|
| Tutuklama kararında suç katalog suç sayıldı; kaçma ve delil karartma riskine dair somut bir değerlendirme yapılmadı. | AYM'ye göre dolandırıcılık katalog suç olmadığı için bu riskler somut olgularla gösterilmeden tutuklama kararı verilemez. |
Sık sorulan sorular
Başvurucu tahliye olduktan sonra yargılama bitti mi?
Hayır. Kararda yargılamanın devam ettiği belirtiliyor. AYM yalnızca tutuklamanın hukuka uygunluğunu inceledi, suçlamanın esasına girmedi.
Tazminat ne kadar ve ne zamana kadar ödenecek?
Net 100.000 TL manevi tazminat ve 40.000 TL vekâlet ücreti ödenecek. Ödeme, kararın tebliğini izleyen dört ay içinde yapılacak; gecikirse yasal faiz işleyecek.
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış, avukat tarafından kontrol edilmiştir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin değerlendirme ve hukuki danışmanlık içermez.