AYM: Ceza ve iş mahkemesinin farklı kusur tespitleri gerekçeyi bozmadı
Anayasa Mahkemesi, iş kazasında aynı bilirkişinin iki dosyada farklı sonuca varmasına rağmen taksirle ölüme neden olmaktan 12.100,00 TL adli para cezası alan kişinin gerekçeli karar hakkının ihlal edilmediğine hükmetti.
Mahkeme ne dedi?
- Mahkeme, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasını açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez saydı.
- Ceza mahkemesinin kararında tanık beyanları, bilirkişi raporları ve savunmanın ayrı ayrı tartışıldığını, istinafın da bunu uygun bulduğunu belirtti.
- Hakkaniyete uygun yargılanma iddiası da kabul edilemez bulundu; yargılama giderleri başvurucuda bırakıldı.
Kimleri etkiliyor: Benzer durumdaki, aynı olayda ceza ve tazminat davalarında farklı kusur sonuçlarıyla karşılaşan başvurucular, Alt işveren sayıldığı için iş kazasından cezai sorumlu tutulan benzer durumdaki kişiler
Yayım ve etkisi: Kabul edilemezlik kararı bireysel başvuruya ilişkindir ve yalnızca somut olayı bağlar; karar 16 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de duyuruldu.
Anayasa Mahkemesi, bir iş kazasında kendisine asli kusur (kazanın asıl sorumlusu sayılma) yüklenen kişinin başvurusunu reddetti. Başvurucu, aynı bilirkişinin ceza dosyasında kusurlu, iş mahkemesi dosyasında kusursuz bulduğunu söylüyordu. Mahkeme, bu çelişkinin gerekçeli karar hakkını ihlal etmediğine karar verdi.
Olay 16 Mayıs 2012'de Kartaltepe'deki bir inşaatta yaşandı. Demir bağlama işçisi D.Y., altıncı katta asansör boşluğunun yanında demir sürüklerken boşluğa düşerek öldü. Müteahhit Ç.A. taksirle ölüme neden olmaktan mahkûm edildi. Ardından demir bağlama işini alt işveren olarak üstlendiği kabul edilen başvurucu hakkında da dava açıldı.
İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi, başvurucuyu 12.100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırdı. Savcı mütalaada beraat istemişti. Mahkeme, 21 Temmuz 2014 ve 28 Ocak 2021 tarihli bilirkişi raporlarına dayandı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, 3 Aralık 2021'de istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Başvurucu, İstanbul 28. İş Mahkemesi dosyasındaki 14 Mart 2021 tarihli raporda kusursuz bulunduğunu hatırlattı. İş mahkemesi tazminat davasını başvurucu yönünden reddetmiş, müteahhit yönünden kabul etmişti. Başvurucuya göre ceza mahkemesi ve istinaf bu çelişkiyi değerlendirmedi.
Anayasa Mahkemesi raporları karşılaştırdı. İş mahkemesindeki raporda, müteahhit ile başvurucu arasındaki iş ilişkisinin sözlü kurulduğu kabul ediliyordu. Fatura ve sözleşme yoktu, başvurucunun alt işveren olarak tescili de yapılmamıştı. Bu raporun sonucu, iş mahkemesi açısından alt işverenliğin bulunmadığı tespitine dayanıyordu.
Ceza mahkemesi ise başvurucunun taşeron olarak demir bağlama işini aldığını ve ölen işçinin SGK kaydı olmadan onun yanında çalıştığını kabul etti. Anayasa Mahkemesi, sonuca etkili iddiaların tartışıldığını, tercih edilen görüşlerin açıklandığını ve istinafın bunu uygun bulduğunu belirtti. Karar oybirliğiyle verildi.
Karardan önce ve sonra
| Önce | Sonra |
|---|---|
| Başvurucu, ceza dosyasındaki raporların iş mahkemesindeki kusursuzluk tespitiyle çeliştiğini, bu itirazın karşılanmadığını ileri sürüyordu. | Anayasa Mahkemesi, iki raporun da Ç.A. ile başvurucu arasında sözlü kurulan bir iş ilişkisini esas aldığını, ceza mahkemesinin gerekçesinin yeterli olduğunu belirledi. |
Sık sorulan sorular
Karar, bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin hiçbir zaman gerekçeli karar hakkını ihlal etmeyeceği anlamına mı geliyor?
Hayır. Bireysel başvuru kararı yalnızca bu somut olayı bağlıyor. Mahkeme, bu dosyada iki raporun da sözlü kurulan iş ilişkisini esas aldığını ve gerekçenin yeterli olduğunu değerlendirdi.
Başvurucu mahkeme masraflarını ödeyecek mi?
Karara göre yargılama giderleri başvurucu üzerinde bırakıldı.
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış, avukat tarafından kontrol edilmiştir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin değerlendirme ve hukuki danışmanlık içermez.